Bendimahi Deltası ve İspiriz Dağı Model Alanları Projesi

Proje Süresi
2007
Yürütücü
Kamu Araştırmaları Vakfı
Destekleyen
Avrupa Birliği, T.C. Devlet Planlama Teşkilatı
Amacı
Bendimahi Deltası ve İspiriz Dağı model alanları üzerinden Van ilinde biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimini sağlamak.

Van İlinde Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi

Kamu Araştırmaları Vakfı tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği destekli olarak hayata geçirilen “Bendimahi Deltası (Muradiye/Van) ve İspiriz Dağı (Gürpınar–Başkale/Van) Model Alanları Aracılığıyla Van İlinde Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir yönetimi alanında önemli bir uygulama örneği olarak öne çıkmaktadır.

Proje, Kamu Araştırmaları Vakfı’nın koordinasyonunda yürütülmüş olup, Devlet Planlama Teşkilatı’nın katkıları ve Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle gerçekleştirilmiştir. Bu yönüyle proje; ulusal ve uluslararası iş birliğinin çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki güçlü bir yansımasıdır.

Projenin Amacı ve Kapsamı

Projenin temel amacı; Van ilinde biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanmasıdır. Bu doğrultuda Bendimahi Deltası ve İspiriz Dağı, bölgenin önemli ekosistemlerini temsil eden iki model alan olarak belirlenmiştir.

Çalışmalar kapsamında;

  • Biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik katılımcı yönetim modellerinin geliştirilmesi,
  • Yerel düzeyde kurumsal kapasitenin artırılması,
  • Doğal kaynak kullanıcılarının bilinçlendirilmesi,
  • Koruma alanlarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesine yönelik planlama çalışmalarının yapılması hedeflenmiştir.

Ayrıca proje ile birlikte, Van genelinde potansiyel koruma alanlarının belirlenmesi ve bu yaklaşımın farklı bölgelere yaygınlaştırılması amaçlanmıştır.

Kamuoyu Bilinçlendirme Çalışmaları

Proje kapsamında 20 Nisan 2007 tarihinde Van’da gerçekleştirilen Kamuoyu Bilinçlendirme Workshop’u, projenin en önemli aşamalarından biri olmuştur.

Workshop çalışmasında;

  • Bölgedeki yerel halk, çiftçiler ve öğrenciler başta olmak üzere hedef grupların projeye dahil edilmesi,
  • Biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulması,
  • Projeye kamuoyu desteğinin artırılması

amaçlanmıştır.

Bu kapsamda bilinçlendirme faaliyetleri; sadece bilgilendirme değil, aynı zamanda toplumun doğrudan sürece katılımını sağlayan bir yaklaşım olarak ele alınmıştır.

Hedef Gruplar ve Yerel Etki

Proje, özellikle model alanlar içerisinde ve çevresinde yaşayan topluluklara odaklanmıştır. Bu çerçevede;

  • Köylerde yaşayan yerel halk,
  • Doğal kaynakları kullanan çiftçiler,
  • İlköğretim çağındaki öğrenciler,
  • Yerel kurumlar ve sivil toplum kuruluşları

projenin temel hedef gruplarını oluşturmuştur.

Bu yaklaşım sayesinde, biyolojik çeşitliliğin korunması yalnızca teknik bir konu olmaktan çıkarılarak, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir bilinç ve sorumluluk alanına dönüştürülmüştür.

Eğitim ve Kapasite Geliştirme Faaliyetleri

Proje süresince gerçekleştirilen eğitim programları ile;

  • Ekoloji ve doğal kaynak yönetimi,
  • Kuş gözlemciliği ve biyolojik çeşitlilik,
  • Bitki türlerinin tanınması ve korunması,
  • Arazi çalışmaları ve veri toplama teknikleri

gibi konularda kapsamlı eğitimler verilmiştir.

Bu eğitimler sayesinde yerel düzeyde bilgi birikimi artırılmış ve sürdürülebilir koruma çalışmalarının altyapısı güçlendirilmiştir.

Projenin Önemi ve Katkıları

Küresel ölçekte artan çevre sorunları, biyolojik çeşitliliğin korunmasını tüm dünyayı ilgilendiren bir mesele haline getirmiştir. Bu proje;

  • Doğal kaynakların bilinçli kullanımına yönelik farkındalık oluşturması,
  • Yerel halkın sürece aktif katılımını sağlaması,
  • Kurumsal kapasiteyi güçlendirmesi
  • Ve sürdürülebilir çevre yönetimi konusunda model oluşturması

bakımından önemli kazanımlar sağlamıştır.

Bugünden Baktığımızda

Bendimahi Deltası ve İspiriz Dağı Model Alanları Projesi, Kamu Araştırmaları Vakfı’nın çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki vizyonunu ortaya koyan önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkmaktadır.

Avrupa Birliği ve Devlet Planlama Teşkilatı iş birliğiyle yürütülen bu proje; hem yerel düzeyde somut etkiler üretmiş hem de Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir model ortaya koymuştur.